TEKASÜR

TEFSİR
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
İyiliği sonsuz, ikramı bol Allah’ın adıyla,


(Tekasür 102/1)
أَلْهَاكُمُ التَّكَاثُرُ
Çoğaltma yarışı sizi oyaladı;


(Tekasür 102/2)
حَتَّىٰ زُرْتُمُ الْمَقَابِرَ
Kabirlere kadar gittiniz.


(Tekasür 102/3)
كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَ
Yok… İlerisinde öğrenirsiniz[*].

[*] “Yanlışlar içinde olanlardan birine ölüm gelince der ki: “Rabbim! Beni geri çeviriniz. Belki terk ettiğim dünyada iyi bir iş yaparım. Hayır; bu onun söylediği sözdür. Arkalarında yeniden dirilecekleri güne kadar berzah (engel) vardır.” (Müminun 23/99-100)

“Onlar uyarıların gerçekleşmesinden başkasını mı bekliyorlar? Uyarıların gerçekleştiği gün evvelce onu unutmuş olanlar şöyle derler: “Rabbimizin elçileri gerçekten doğruyu getirmişler. Bize şefaat edecek kimseler var mı ki şefaat etsinler. Ya da geri gönderilsek de yapıp ettiğimiz işlerden başkasını yapsak?” Onlar kendilerini tüketmiş kimselerdir. Uydurdukları şeyler de kaybolmuş olacaktır.” (Araf 7/52)


(Tekasür 102/4)
ثُمَّ كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَ
Yok yok… İlerisinde bunu bir kez daha[*] öğrenirsiniz.

[*] Buradaki bir kez daha ifadesi, ثم edatından dolayı kullanılmıştır.


(Tekasür 102/5)
كَلَّا لَوْ تَعْلَمُونَ عِلْمَ الْيَقِينِ
Yok; eğer kesin olarak öğrenseniz


(Tekasür 102/6)
لَتَرَوُنَّ الْجَحِيمَ
O alevli ateşi şimdiden görürsünüz[*].

[*] Buradaki لَوْ normal şart edatı sayılmıştır.


(Tekasür 102/7)
ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ الْيَقِينِ
Sonra onu çıplak gözle zaten göreceksiniz.


(Tekasür 102/8)
ثُمَّ لَتُسْأَلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ النَّعِيمِ
Size verilen nimetlerden işte o gün sorguya çekileceksiniz.