TEBBET

TEFSİR
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
İyiliği sonsuz, ikramı bol Allah’ın adıyla,


(Tebbet 111/1)
تَبَّتْ يَدَا أَبِي لَهَبٍ وَتَبَّ
Ebu Leheb’in elleri kurusun, zaten kendisi bile kurudu[*]!

[*] “kendisi bile kurudu” ifadesi bu sure indiğinde Ebu Leheb’in çoktan ölmüş olduğunu gösterir. Tevbe kapısı ölen kadar açık olduğu için eşi de ölmüş olmalıdır. Allah Teala şöyle demiştir: “Allah’ın kabul sözü verdiği tevbe, kendini tutamayarak kötülük işleyen sonra vaktini geçirmeden tevbe edenlerin tevbesidir. Allah işte onların tevbesini kabul eder. Allah bilir, doğru karar verir. Kötülükleri işlemeye devam eden, ölüm gelip çatınca da; "Ben şimdi tevbe ettim" diyenlerin tevbesi tevbe değildir. Kâfir olarak ölenlerin tevbesi de tevbe değildir. Onlar için elem verici bir azap hazırlamışızdır." (Nisa 4/17-18)

Firavun vaktini geçirdikten sonra tevbe ettiği için kabul edilmemişti. Allah Teâlâ şöyle demiştir: “İsrail oğullarını denizden geçirdik, Firavun ve askerleri haksızca ve düşmanca onları takip ettiler. Firavun boğulmayla yüz yüze gelince dedi ki, “İsrail oğullarının inandığından başka tanrı olmadığına inandım, artık ben ona teslim olanlardanım.” “Şimdi mi? Az öncesine kadar baş kaldırmış ve bozgunculardandın! Bugün senin cesedini bir tepeye atacağız ki, senden sonrakiler için belge olsun. İnsanların çoğu belgelerimizden gerçekten habersizdir.” (Yunus 10/90-92)

 

(Tebbet 111/2)
مَا أَغْنَىٰ عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَ
Ne malı işine yaradı ne de kazancı!


(Tebbet 111/3)
سَيَصْلَىٰ نَارًا ذَاتَ لَهَبٍ
O, alevli bir ateşte kızaracak.


(Tebbet 111/4)
وَامْرَأَتُهُ حَمَّالَةَ الْحَطَبِ
Karısı da odun hamallığı yapacak,


(Tebbet 111/5)
فِي جِيدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ
Üstelik gerdanında liften bükülmüş bir ip bulunacaktır.