TARIK

TEFSİR
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
İyiliği sonsuz, ikramı bol Allah’ın adıyla,


(Tarık 86/1)
وَالسَّمَاءِ وَالطَّارِقِ
Göğe ve Tarık’a yemin ederim,


(Tarık 86/2)
وَمَا أَدْرَاكَ مَا الطَّارِقُ
Tarık nedir, nereden bileceksin? (Öyleyse dinle!)


(Tarık 86/3)
النَّجْمُ الثَّاقِبُ
O, delen yıldızdır.


(Tarık 86/4)
إِنْ كُلُّ نَفْسٍ لَمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌ
Yemin ederim ki, üzerinde koruyucusu[*] olmayan tek kişi yoktur.

[*] Allah kullarına tam hâkimdir. Üzerinize koruyucular gönderir. Birinize ölüm geldiği vakit elçilerimiz onun ruhunu alır, işlerini eksiksiz yaparlar. Sonra Allah’a, gerçek velilerine döndürülürler. O, hesabı en hızlı görendir. (En’am 6/61-62)


(Tarık 86/5)
فَلْيَنْظُرِ الْإِنْسَانُ مِمَّ خُلِقَ
İnsan neden yaratıldığına bir baksın.


(Tarık 86/6)
خُلِقَ مِنْ مَاءٍ دَافِقٍ
İleri giden[1*] bir sudan[2*] yaratılmıştır.

[1*] دفق, bir şeyi ileri itme , hızla akma (Müfredats.228) ve dökme (es-Sıhâh c.1 s.228) anlamına gelir. Döllenmiş yumurta, rahim kanalından rahim cidarına doğru gittiği için “ileri giden” anlamı tercih edilmiştir.

دَافِق ism-i faildir ama ona ism-i mef’ul anlamı verilir. Bkz. Lisan’ul-arab c.10 s.99. O zaman “ileri itilen su” anlamını vermek gerekir.

[2*] “Biz insanı döllenmiş yumurtadan yarattık.” (İnsan 76/2)


(Tarık 86/7)
يَخْرُجُ مِنْ بَيْنِ الصُّلْبِ وَالتَّرَائِبِ
O su, omurga ile göğüs kemikleri arasından çıkar.


(Tarık 86/8)
إِنَّهُ عَلَىٰ رَجْعِهِ لَقَادِرٌ
Allah ona, geri dönme gücü verir[*].

[*] قَادِرٌ (Kadir), bir şeyin ölçüsünü oluşturan veya ona güç veren anlamına gelir. (Müfredat, s.511)

Ölen insanın vücudu çürür ve tekrar döllenmiş yumurtaya döner. Yeniden yaratılış bu yumurtadan olur. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Yaratılışı başlatan, sonra onu tekrarlayacak olan odur.” (Rum 30/27)


(Tarık 86/9)
يَوْمَ تُبْلَى السَّرَائِرُ
Sırların ortaya döküleceği gün,


(Tarık 86/10)
فَمَا لَهُ مِنْ قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍ
Kişinin ne kuvveti kalır ne de yardımcısı.


(Tarık 86/11)
وَالسَّمَاءِ ذَاتِ الرَّجْعِ
Geri dönme özelliğine sahip göğe[*],

[*] Eski haline dönecek ve tekrar duman haline gelecek gök, demek olabilir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Kitaplar için kâğıt dürer gibi göğü düreceğimiz gün, onu yaratmaya ilk başladığımız şekle döndüreceğiz. Bu bizim verdiğimiz sözdür, onu muhakkak yapacağız.” (Enbiya 21/104)


(Tarık 86/12)
وَالْأَرْضِ ذَاتِ الصَّدْعِ
Çatlama özelliğine sahip[*] yere yemin ederim ki,

[*] Topraktaki bu özellik, bitkinin bitmesine imkân verir. (Abese 80/26 ve devamı)


(Tarık 86/13)
إِنَّهُ لَقَوْلٌ فَصْلٌ
O (Kur’ân), tartışmayı bitiren sözdür.


(Tarık 86/14)
وَمَا هُوَ بِالْهَزْلِ
O bir şaka değildir.


(Tarık 86/15)
إِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًا
Onlar bir oyun kuruyorlar.


(Tarık 86/16)
وَأَكِيدُ كَيْدًا
Ben de oyun kuruyorum.


(Tarık 86/17)
فَمَهِّلِ الْكَافِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًا
Öyleyse o kâfirlere[*] süre (fırsat) ver. Evet, onlara biraz süre (fırsat) ver.

[*] Bunları görmek istemeyenlere…