FECR

TEFSİR
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
İyiliği sonsuz, ikramı bol Allah’ın adıyla,


(Fecr 89/1)
وَالْفَجْرِ
O fecir vaktine bakın,


(Fecr 89/2)
وَلَيَالٍ عَشْرٍ
On geceye[*] bakın,

[*] Taberî’de ve birçok tefsirde bunların Ramazan’ın son on günü, Zilhicce’nin ilk on günü veya Muharrem’in ilk on günü olduğuna dair görüşler nakledilir. Ramazan’ın son on günü olması uygun gözükmektedir. Çünkü Peygamberimiz, (Bakara 2/187) âyette yer alan itikâf ibadetini bu günlerde yapmış ve Kadir gecesinin bu günlerden birine rastlayan gece olduğunu bildirmiştir.


(Fecr 89/3)
وَالشَّفْعِ وَالْوَتْرِ
O gecelerin çiftine de tekine de bakın.


(Fecr 89/4)
وَاللَّيْلِ إِذَا يَسْرِ
Geçip giderken o tek geceye özellikle bakın.


(Fecr 89/5)
هَلْ فِي ذَٰلِكَ قَسَمٌ لِذِي حِجْرٍ
Bunlarda kendine hâkim olan kişinin dikkatle eğilmesi gereken şeyler vardır, değil mi?


(Fecr 89/6)
أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ
Hiç görmedin mi Rabbin, nasıl bir ceza uyguladı Ad Halkına(Kavmine)[*]?

[*] Hud aleyhisselamın peygamber olarak gönderildiği kavim. Onlara uygulanan ceza şu âyetlerde geçmektedir: Hud 11/58-60, Şuarâ 26/129, Fussilet 41/13-16, Ahkâf 46/21-26, Zariyat 51/41-42, Kamer 54/18-21, El- Hâkka  69/6-8.


(Fecr 89/7)
إِرَمَ ذَاتِ الْعِمَادِ
Sütunlu İrem’e de.


(Fecr 89/8)
الَّتِي لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِي الْبِلَادِ
Öyle bir şehir ki onun gibisi yaratılmamıştı.


(Fecr 89/9)
وَثَمُودَ الَّذِينَ جَابُوا الصَّخْرَ بِالْوَادِ
Bir de o vadideki kayaları oyan Semûd’a[*]

[*] Salih aleyhisselamın peygamber olarak gönderildiği kavim. Onlara uygulanan ceza şu âyetlerde geçmektedir: Araf 7/73-79, Hud 11/61-68, Şuarâ 26/141-159, Neml 27/45-53, Fussilet 41/17-18, Zariyat 51/43-45, Kamer 54/23-31, Hâkka 69/5, Şems 91/11-15.


(Fecr 89/10)
وَفِرْعَوْنَ ذِي الْأَوْتَادِ
Bir de kazıklı Firavun’a nasıl ceza vermişti?


(Fecr 89/11)
الَّذِينَ طَغَوْا فِي الْبِلَادِ
Bunlar ülkelerinde azgınlık etmiş kimselerdi.


(Fecr 89/12)
فَأَكْثَرُوا فِيهَا الْفَسَادَ
Oralarda çok bozgunculuk yapmışlardı.


(Fecr 89/13)
فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍ
Rabbin de üstlerine azap kamçısı yağdırmıştı.


(Fecr 89/14)
إِنَّ رَبَّكَ لَبِالْمِرْصَادِ
Çünkü senin Rabbin hep gözetlemektedir.


(Fecr 89/15)
فَأَمَّا الْإِنْسَانُ إِذَا مَا ابْتَلَاهُ رَبُّهُ فَأَكْرَمَهُ وَنَعَّمَهُ فَيَقُولُ رَبِّي أَكْرَمَنِ
İnsan bu… Rabbi onu yıpratıcı bir imtihana sokar, ikram eder ve nimet verirse der ki: ‘Rabbim bana verdi; bana!..’


(Fecr 89/16)
وَأَمَّا إِذَا مَا ابْتَلَاهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُ فَيَقُولُ رَبِّي أَهَانَنِ
Ama eğer onu yıpratıcı bir imtihana sokar, rızkını daraltırsa bu defa der ki: “Rabbim beni rezil etti”.


(Fecr 89/17)
كَلَّا ۖ بَلْ لَا تُكْرِمُونَ الْيَتِيمَ
Hayır, hayır… Siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz,


(Fecr 89/18)
وَلَا تَحَاضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ الْمِسْكِينِ
Çaresiz birini doyurmak için birbirinizi teşvik bile etmiyorsunuz,


(Fecr 89/19)
وَتَأْكُلُونَ التُّرَاثَ أَكْلًا لَمًّا
Helal-haram demeden mirası yiyorsunuz,


(Fecr 89/20)
وَتُحِبُّونَ الْمَالَ حُبًّا جَمًّا
Mala karşı sevginiz de pek fazla.


(Fecr 89/21)
كَلَّا إِذَا دُكَّتِ الْأَرْضُ دَكًّا دَكًّا
Hayır, hayır… Yeryüzü dümdüz edilince…


(Fecr 89/22)
وَجَاءَ رَبُّكَ وَالْمَلَكُ صَفًّا صَفًّا
Melekler sıra sıra dizili iken Rabbin gelince…


(Fecr 89/23)
وَجِيءَ يَوْمَئِذٍ بِجَهَنَّمَ ۚ يَوْمَئِذٍ يَتَذَكَّرُ الْإِنْسَانُ وَأَنَّىٰ لَهُ الذِّكْرَىٰ
O gün oraya Cehennem de getirilince… İşte o gün kişinin aklı başına gelir ama ne fayda!


(Fecr 89/24)
يَقُولُ يَا لَيْتَنِي قَدَّمْتُ لِحَيَاتِي
Der ki: “Ah! Keşke hayatım için önceden bir şeyler yapsaydım.”


(Fecr 89/25)
فَيَوْمَئِذٍ لَا يُعَذِّبُ عَذَابَهُ أَحَدٌ
O gün Rabbinin vereceği azabı kimse veremez.


(Fecr 89/26)
وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُ أَحَدٌ
Onun vuracağı bağı da kimse vuramaz.


(Fecr 89/27)
يَا أَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ
Ey içi rahat olan kişi[*]!

[*] Kalpler ancak Allah’ın zikri (Kur’ân) ile rahatlar. (Ra’d 13/28)


(Fecr 89/28)
ارْجِعِي إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةً
Sen Rabbine dön; sen razı, Rabbin razı.


(Fecr 89/29)
فَادْخُلِي فِي عِبَادِي
Kullarıma katıl[*],

[*] Kim Allah’a ve Elçisine boyun eğerse onlar Allah’ın mutluluk verdiği peygamberler, doğru kişiler, bilginler ve iyilerle beraber olacaklardır. Onlar ne iyi arkadaştırlar! (Nisa 4/69)


(Fecr 89/30)
وَادْخُلِي جَنَّتِي
Cennet’ime gir.