ADİYAT

TEFSİR
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
İyiliği sonsuz, ikramı bol Allah’ın adıyla,


(Adiyat 100/1)
وَالْعَادِيَاتِ ضَبْحًا
Meş’âleyle sınırlar aşanlara[*]

[*] İlk beş âyette, نفوس kelimesi fail sayılmıştır.

العَدْو  :Bir şeyi aşma ve durması beklenen yerde ilerleme (Mekâyîs s.746) anlamına gelir. Böyle biri için “sınırları aşan” anlamı uygun düşer.

ضَبْحً ise odunların ucunu yakmakatır. (Mekâyîs s.608) Böylece onlar birer meş’ale olurlar..


(Adiyat 100/2)
فَالْمُورِيَاتِ قَدْحًا
Kıvılcım çakanlara


(Adiyat 100/3)
فَالْمُغِيرَاتِ صُبْحًا
Şafak vaktinde işe girişenlere[*],

[*] أغارَ, peş peşe adım atmak ve hızlı hareket etmektir. (es-Sıhah c.2 s.28) ْمُغِيرَاتِ  ism-i faildir. Ona “işe girişenler” anlamı vermemiz bundandır.


(Adiyat 100/4)
فَأَثَرْنَ بِهِ نَقْعًا
Arkalarında istikrar[*] bırakanlara

[*] نقع, istikrarı gösterir. (Mekâyîs s. 1045)


(Adiyat 100/5)
فَوَسَطْنَ بِهِ جَمْعًا
Bu maksatla topluluğa dalanlara yemin olsun ki,


(Adiyat 100/6)
إِنَّ الْإِنْسَانَ لِرَبِّهِ لَكَنُودٌ
İnsan, Rabbine karşı pek nankördür,


(Adiyat 100/7)
وَإِنَّهُ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدٌ
Nankörlüğüne kendi de şahittir.


(Adiyat 100/8)
وَإِنَّهُ لِحُبِّ الْخَيْرِ لَشَدِيدٌ
Ondaki mal sevgisi çok güçlüdür.


(Adiyat 100/9)
أَفَلَا يَعْلَمُ إِذَا بُعْثِرَ مَا فِي الْقُبُورِ
Bilmez mi, kabirdekiler dışarı çıkarıldığında,


(Adiyat 100/10)
وَحُصِّلَ مَا فِي الصُّدُورِ
Kalplerde olanlar ortaya döküldüğünde,


(Adiyat 100/11)
إِنَّ رَبَّهُمْ بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَخَبِيرٌ
O gün Rableri onlara her şeyi bildirecektir[*].

[*] Burada habîr (َخَبِير) kelimesine muhbir anlamı verilmiştir ( Müfredat s.188)