ŞEMS

TEFSİR
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
İyiliği sonsuz, ikramı bol Allah’ın adıyla,


(Şems 91/1)
وَالشَّمْسِ وَضُحَاهَا
Güneş ve duhâsı önemlidir.


(Şems 91/2)
وَالْقَمَرِ إِذَا تَلَاهَا
Onu takip ettiğinde ay önemlidir.


(Şems 91/3)
وَالنَّهَارِ إِذَا جَلَّاهَا
Onu gösterdiğinde gündüz önemlidir.


(Şems 91/4)
وَاللَّيْلِ إِذَا يَغْشَاهَا
Onu örttüğünde gece önemlidir.


(Şems 91/5)
وَالسَّمَاءِ وَمَا بَنَاهَا
Gök ve onu bina eden,


(Şems 91/6)
وَالْأَرْضِ وَمَا طَحَاهَا
yeryüzü ve onu döşeyen[*],

[*] Naziat 79/30 dipnotu


(Şems 91/7)
وَنَفْسٍ وَمَا سَوَّاهَا
nefis ve onun dengesini kuran Allah, sizin için daha önemlidir[*],

[*] Anne karnında 15. haftanın sonuna kadar herhangi bir hayvanla aynı özelliklere sahip olan insan, 15. haftanın sonundan sonra ruh üflenmesiyle birlikte diğer insanlarla eşit hale gelir.


(Şems 91/8)
فَأَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوَاهَا
Sonra yaptığının kötü veya iyi olduğunu ilham[*] edene yemin olsun ki

[*] İlham, Allah’ın, kulunun kalbine bir şey do­ğur­masıdır


(Şems 91/9)
قَدْ أَفْلَحَ مَنْ زَكَّاهَا
Kendini geliştiren, umduğuna kavuşur.


(Şems 91/10)
وَقَدْ خَابَ مَنْ دَسَّاهَا
Kendini pis işlere sokan da kaybeder[*].

[*] دسي دسو  دس , sözlükte bir şeyi zorla ve baskıyla bir şeyin içine sokmaktır. (Lisan’ul-Arab) Kimileri kendini zorla pis işlerin içine sokarak bazı hedeflere ulaşmaya çalışır. Ayetler böylelerinin Semud kavmi gibi kaybedeceklerini bildirmektedir.


(Şems 91/11)
كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوَاهَا
Semûd halkı azgınlık ettiği için yalana dalmıştı.


(Şems 91/12)
إِذِ انْبَعَثَ أَشْقَاهَا
Bir gün onların en hayırsızı ileri atıldı.


(Şems 91/13)
فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ نَاقَةَ اللَّهِ وَسُقْيَاهَا
Allah’ın elçisi onlara: “Allah’ın devesine[*] ve onun su hakkına sakın ilişmeyin” dedi.

[*] “Semud kavmine de kardeşleri Salih’i elçi gönderdik; dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kul olun; sizin başka ilahınız yoktur. Bakın size Rabbinizden bir belge geldi. Mucize olmak üzere İşte Allah’ın dişi devesi; bırakın Allah’ın toprağında otlasın. Ona kötü niyetle dokunmayın; yoksa sizi acıklı bir azap çarpar.” (Araf 7/73)


(Şems 91/14)
فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُمْ بِذَنْبِهِمْ فَسَوَّاهَا
Ama onu yalancı saydılar ve deveyi, ayaklarını keserek öldürdüler[*]. Rableri de onları günahları yüzünden helak edip yerle bir etti.

[*] İlgili ayet (Kamer 54/29)


(Şems 91/15)
وَلَا يَخَافُ عُقْبَاهَا
Hâlbuki o hayırsız[*], bu işin böyle biteceğini hiç beklemiyordu.

[*] Buradaki zamir, أَشْقَا eşka lafzı ile ilişkilendirilmiştir.