İNFİTAR

TEFSİR
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
İyiliği sonsuz, ikramı bol Allah’ın adıyla,


(İnfitar 82/1)
إِذَا السَّمَاءُ انْفَطَرَتْ
Gök yarılınca[*],

[*] Göğün erimiş maden gibi olduğu gün...(Mearic 70/8)  Gök yarılıp kızarmış yağ renginde gül gibi olduğu zaman. (Rahman 55/37)


(İnfitar 82/2)
وَإِذَا الْكَوَاكِبُ انْتَثَرَتْ
Yıldızlar toz haline gelince[*],

[*] Yıldızlar ilk yaratıldıkları gün gibi toz haline gelecektir. Bkz. (Nebe’ 78/19 dipnot).


(İnfitar 82/3)
وَإِذَا الْبِحَارُ فُجِّرَتْ
Denizler taşırılınca[*]

[*] سجر karıştırma, yakma ve doldurma anlamlarına gelir.(Mekâyîs s.134) Yürütülen dağlar denize karıştırılacağı için kelimeye karıştırma; denizleri dolduracağı için doldurma, deniz dibinden lav çıkıp denizi buharlaştırabileceği için de kelimeye yakma anlamı verilebilir. Her durumda karalar sular altında kalır. Kelimeyi “taşırılınca” diye tercüme etmemizin sebebi budur. Bundan sonra Âdem aleyhisselamın yaratıldığı ortam, balçık ve kokuşmuş çamur ortamı oluşur. Ölülerin vücutlarından kalan ve onun bütün özelliğini taşıyan parçacıklar, tarlaya serpilmiş tohumlar gibi bölünür, gelişir ve yeniden yaratılış gerçekleşir. Bkz. (Mearic 70/4 ve devamı) , (Kaf 50/4)  (Lokman 31/28), (Araf 7/29).


(İnfitar 82/4)
وَإِذَا الْقُبُورُ بُعْثِرَتْ
Kabirdekiler[*] çıkarılınca,

[*] Kabir, mezar demektir.


(İnfitar 82/5)
عَلِمَتْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ وَأَخَّرَتْ
O zaman herkes ne gönderdiğini ve neler bıraktığını öğrenecektir[*]

[*] “… önden gönderdiklerini ve eserlerini yazarız. Zâten herşeyi açık bir kitapta toplamışızdır. (Yasin 36/12)


(İnfitar 82/6)
يَا أَيُّهَا الْإِنْسَانُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ الْكَرِيمِ
Ey insan! Neyine güveniyorsun da cömert olan Rabbine karşı geliyorsun?


(İnfitar 82/7)
الَّذِي خَلَقَكَ فَسَوَّاكَ فَعَدَلَكَ
Seni yaratan, eşitleyen[1*] ve dengeleyen[2*] odur.

[1*] Seni diğer insanlarla aynı organlara sahip kılan.

[2*] Sana ruh üfleyerek diğer insanlarla denk hale getiren.


(İnfitar 82/8)
فِي أَيِّ صُورَةٍ مَا شَاءَ رَكَّبَكَ
Seni belirlediği yapıda düzenleyen de O'dur[*].

[*] Allah’ın bâri’ sıfatı vardır; her yarattığını farklı yaratır. Bu sebeple her insanın yapısı farklıdır.


(İnfitar 82/9)
كَلَّا بَلْ تُكَذِّبُونَ بِالدِّينِ
Yok, yok… Siz hesap verme işini yalan sayıyorsunuz.


(İnfitar 82/10)
وَإِنَّ عَلَيْكُمْ لَحَافِظِينَ
Hâlbuki üzerinizde korumaların olduğu bir gerçektir[*].

[*] “Kişinin önünden ve arkasından takipçileri vardır; Allah’ın emriyle onu korurlar.” (Ra’d 13/11)


(İnfitar 82/11)
كِرَامًا كَاتِبِينَ
Değerli yazıcılardır onlar.


(İnfitar 82/12)
يَعْلَمُونَ مَا تَفْعَلُونَ
Yaptığınız her şeyi bilirler[*].

[*] Melekler; onların sadece yaptıklarını ve söylediklerini bilirler. İçlerinden geçeni bilmezler. Çünkü gaybı onlar da bilmezler. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Her ne söz söylese yanında hazır bir gözcü mutlaka olur” (Kaf 50/18)


(İnfitar 82/13)
إِنَّ الْأَبْرَارَ لَفِي نَعِيمٍ
İyiler, tabii ki, nimetlere kavuşacaklardır.


(İnfitar 82/14)
وَإِنَّ الْفُجَّارَ لَفِي جَحِيمٍ
Taşkınlık edenler ise alevli ateşte olacaklar,


(İnfitar 82/15)
يَصْلَوْنَهَا يَوْمَ الدِّينِ
Hesap verme günü oraya girip kızaracaklar,


(İnfitar 82/16)
وَمَا هُمْ عَنْهَا بِغَائِبِينَ
Oraya yabancı olmayacaklardır.


(İnfitar 82/17)
وَمَا أَدْرَاكَ مَا يَوْمُ الدِّينِ
Hesap verme günü nedir nereden bileceksin!..


(İnfitar 82/18)
ثُمَّ مَا أَدْرَاكَ مَا يَوْمُ الدِّينِ
Gerçekten, sen nereden bileceksin hesap verme gününün ne olduğunu? (Öyleyse dinle!)


(İnfitar 82/19)
يَوْمَ لَا تَمْلِكُ نَفْسٌ لِنَفْسٍ شَيْئًا ۖ وَالْأَمْرُ يَوْمَئِذٍ لِلَّهِ
O gün, kimsenin kimse için bir şey yapamayacağı gündür. O gün bütün yetki Allah’ındır.