İNŞİKAK

TEFSİR
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
İyiliği sonsuz, ikramı bol Allah’ın adıyla,


(İnşikak 84/1)
إِذَا السَّمَاءُ انْشَقَّتْ
Gök çatlayınca


(İnşikak 84/2)
وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ
Rabbini dinlediği ve görevini yaptığı onaylandığı sırada[*].

[*] وحَقَقْتُ الأمر وأَحْقَقْتُهُ أيضاً  doğrulayıp emin olmak. Es-Sıhah c.1 s.140


(İnşikak 84/3)
وَإِذَا الْأَرْضُ مُدَّتْ
Yer uzatılınca[*]

[*] “Sana dağlardan soruyorlar, de ki; Rabbim onları un ufak edip savuracak, yerlerini dümdüz, bomboş bırakacak, onda ne bir çukur ne bir tümsek göreceksin.” (Taha 20/105–107) Böylece yeryüzü uzamış ve büyümüş olacaktır.


(İnşikak 84/4)
وَأَلْقَتْ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتْ
İçindekileri atıp boşalınca,


(İnşikak 84/5)
وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ
Bunlar; Rabbini dinlediği ve görevini yaptığı onaylandığı sırada olacaktır.


(İnşikak 84/6)
يَا أَيُّهَا الْإِنْسَانُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَىٰ رَبِّكَ كَدْحًا فَمُلَاقِيهِ
Ey insan! Sen Rabbine giden yolda didinip durur ve nihayet onun huzuruna çıkarsın.


(İnşikak 84/7)
فَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ بِيَمِينِهِ
Kimin defteri sağından verilirse,


(İnşikak 84/8)
فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًا يَسِيرًا
onun hesabı kolayca kapatılır,


(İnşikak 84/9)
وَيَنْقَلِبُ إِلَىٰ أَهْلِهِ مَسْرُورًا
eşi dostu arasına mutlu döner.


(İnşikak 84/10)
وَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ وَرَاءَ ظَهْرِهِ
Kimin de defteri arka tarafından verilirse,


(İnşikak 84/11)
فَسَوْفَ يَدْعُو ثُبُورًا
o da yok olmak için yalvarır,


(İnşikak 84/12)
وَيَصْلَىٰ سَعِيرًا
Ama o, alevli bir ateşe girip kızaracaktır.


(İnşikak 84/13)
إِنَّهُ كَانَ فِي أَهْلِهِ مَسْرُورًا
Hâlbuki bir zamanlar eşi dostu arasında mutluydu.


(İnşikak 84/14)
إِنَّهُ ظَنَّ أَنْ لَنْ يَحُورَ
Rabbinin huzuruna çıkacağını hiç hesaba katmazdı.


(İnşikak 84/15)
بَلَىٰ إِنَّ رَبَّهُ كَانَ بِهِ بَصِيرًا
Ama katmalıydı. Çünkü Rabbi onu hep görüyordu.


(İnşikak 84/16)
فَلَا أُقْسِمُ بِالشَّفَقِ
Hayır, siz de hesaba katmalısınız. Yemin ederim akşamın alaca karanlığına,


(İnşikak 84/17)
وَاللَّيْلِ وَمَا وَسَقَ
Geceye ve yoğunlaşan karanlığa,


(İnşikak 84/18)
وَالْقَمَرِ إِذَا اتَّسَقَ
Dolunay olduğunda aya da bakın;


(İnşikak 84/19)
لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَنْ طَبَقٍ
Kesinlikle basamak basamak ilerleyeceksiniz.


(İnşikak 84/20)
فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
Böyle iken bunlar nelerine güveniyorlar da inanmıyorlar?


(İnşikak 84/21)
وَإِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْآنُ لَا يَسْجُدُونَ ۩
Bunlara Kur’ân okununca da boyun eğmiyorlar[*]?

[*] Bu anlamı vermemizin sebebi secde kelimesidir. Secde sözlükte, eğilme ve kendini aşağı görmedir. Müfredat s.295 Boyun eğme, her iki anlamı da karşılamaktadır.


(İnşikak 84/22)
بَلِ الَّذِينَ كَفَرُوا يُكَذِّبُونَ
Bu kâfirler[*] aslında yalan söylüyorlar.

[*] Allah’ı görmezlikten gelenler. Kâfir, Allah’ı var saymayan değil, onu ikinci sıraya koyarak gereken değeri vermeyendir. Başkasını Allah’ın önüne geçirdiği için kâfir, onun yerine koyduğu için de müşrik olur.


(İnşikak 84/23)
وَاللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَ
Allah onların ezberlerini çok iyi biliyor.


(İnşikak 84/24)
فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
Öyleyse onlara acıklı bir azabı müjdele.


(İnşikak 84/25)
إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ
İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlar başka. Onları da tükenmek bilmeyen bir karşılık beklemektedir.